Yatak Odası Bitkilendirme İpuçları

Karantina süreciyle birlikte, gece gündüz düzenimiz tamamen değişti. Haliyle bu durum uyku ve çalışma saatlerimize de yansıdı. Birçoğumuz hayatında ilk kez home-office çalışma deneyimine geçerken, bazılarımız evde kalma lüksüne sahip olamadı.  Pandemi’nin ilk günleri ile başlayan “zamanı verimli kullanma yarışı”nda, ekşi maya ekmekten sonra en çok konuşulan konu iç mekan bitkileri oldu. Belki de ilk kez bitkilerin günün hangi saatlerinde, nasıl açılarla ışık aldığını fark edip ufak yer değişimleri ve vitamin takviyeleri yaptık.

Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte, bitkilerde oda ya da balkon değişikliği yapmayı düşünüyorsanız özellikle yatak odanızda bulundurmanızda sakınca olmayan bitkileri listelemek istedim.  Hava temizleyen ya da NASA’nın onayladığı bitkiler demek isterdim ancak bunlar maalesef birer satış strateji… (NASA, 1990 yılında yaptığı araştırmada yalnızca 3 kimyasal üzerinde, belirli bitkilerle ve laboratuvar ortamında bir deney gerçekleştiriliyor. Sonucunda da “havayı temizliyor” diyebileceğimiz bir sonuç ortaya çıkmıyor.) Bitkinin ve yeşilin, insanı betondan uzaklaştırarak stresten de uzaklaştırdığı bir gerçek. Ancak ev ortamında hava temizleme durumu üzerinde konuşulduğu kadar doğru değil.

Ben bu yazıda gece boyunca oksijen üretmeye devam eden ve yatak odanızda bulundurabileceğiniz bitkilerden bahsedeceğim. 

•Air plantler (Hava Bitkileri):

Özgür hava bitkileri olarak da tanımlanan Air Plantler, diğer yaygın isimleriyle Tillandsialar; Güney Amerika ve Kuzey Meksika’ya özgü birçok türü olan, yaprak dökmeyen çok yıllık çiçekli bitki cinsidir. Bu türler besinlerini köklerinden değil, yapraklarındaki “trikom” adı verilen tüycüklerden alırlar. Henüz tanışmayanlar için bu ilginç bitki türü havayı, esintiyi ve güçlü ışığı çok sever, karanlık mekanlarda pek yaşayamaz. Air Plantlerin çiçek açma zamanı ve süresi de cinsine göre değişiklik gösterir. Işık altında fotosentez yoluyla kendi besinlerini kendileri üretebilir ve köklerini yalnızca bir yere tutunmak için kullanırlar. Bu yüzden dekorasyonun da favorilerindendir.

Peki hava bitkisinin bakımı nasıl olmalı?

-Sulama

Air plantinizi, fıs fıs yöntemiyle ıslatma ve suyun içine batırma olmak üzere iki farklı yöntemle sulayabilirsiniz. Fıs fıs ile su püskürtme yöntemi bu bitkiler için pek yeterli bir yöntem değildir. Fakat bitkiniz çok büyükse ve kökleriyle sıkı tutunmuşsa fıs fıs ile su püskürtme yöntemini tercih edebilirsiniz. Air plantınız yumuşak yapraklı bir tür ise bu onun sulak bir bölgeye ait olduğunu gösterir ve kullanılacak fıs fıs yönteminin mutlaka her gün yapılması gerekir. Eğer kurak bölgelere ait hava bitkiniz varsa (daha sert yapraklı ve soluk renkli olurlar) su püskürtme yöntemini 2-3 günde bir tekrar edebilirsiniz. Çiçeği hariç her bölgesini ıslatmaya özen göstererek sulamalısınız. Bir diğer seçenek olan suyun içine batırma yöntemiyle sulamada ise air plantın tamamı suya batırılır ve 2 saat kadar suyun içerisinde bekletilir. Sonrasında hava bitkisi ters çevrilerek yapraklarının arasında kalan suyun çıkması sağlanmalıdır. Sulama yönteminiz ne olursa olsun air plantınızı suladıktan sonra mutlaka kurumasını sağlamalısınız. Hava bitkisini kurutmanın en etkili yolu birkaç saat açık havada tutmaktır. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta kurutma işleminin doğal yöntemlerle olmasıdır. Bu yüzden kurutma makinesi ve klima iyi bir fikir değildir. Sulama rutininizi sabah saatlerinde gerçekleştirirseniz hava bitkiniz öğle saatlerinde kolaylıkla kuruyacaktır. Air plantların da diğer tüm bitkiler gibi sulanma ihtiyacı yaz aylarında artacak, kış aylarında ise azalacaktır.

Air plantınızı sularken, musluk suyundaki kireç bitkiye zarar vereceği için ya bir gün dinlenmiş musluk suyu kullanmalısınız ya da direkt içme suyu tercih edebilirsiniz.

Sıcaklık

Air plantlar için ideal sıcaklık ise 10-35 derece arasındadır.

Işık

Hava bitkileri ışığı çok severler ancak birçok bitki gibi direkt olarak güneş ışığını almayı istemezler. Ama bu durum hiç güneş ışığı almayan bir odada yaşayabilecekleri anlamına da gelmez.

Budama

Air plantların tabanlarındaki yapraklar sıklıkla kurur ya da çürür. Bu tillandsiaların yaşam döngüsünün bir parçasıdır. Hava bitkisinin tümüyle çürümüş olan yapraklarını biraz çekerek koparabilirsiniz.

Çoğaltma

Hava bitkilerinin çiçeklenmesi gebe olduklarının göstergesidir. Çiçek gittikten bir süre sonra air plantın kök kısmında yavruyu ya da yavruları görebilirsiniz. Yavrular belli bir olgunluğa geldiğinde anne canlılığını sonlandıracaktır. Bu durumda yavru air plantları ayırıp ayrı ayrı bakımlarına devam etmelisiniz.

• Areka (Chrysalidocarpus Lutescens)

Her daim yeşil kalan Areka diğer adıyla Dypsis lutescens, Arecaceae familyasından çiçekli bitki türüdür. Kanarya Adaları, Güney Florida, Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nde yaygın olarak görülür. Areka, büyük yeşillik görüntüsüyle yatak odanızın dekorasyonunda da gerçekten favorilerinizden olabilir. Ayrıca birlikte yaşadığınız patili dostlarınız için de toksik etkisi yoktur, rahatlıkla yatak odanıza yerleştirebilirsiniz.

Peki Areka’nın bakımı nasıl olmalı?

Sulama

Nemli ortamları çok seven arekalar, toprakları kurudukça su verilerek mutlu edilebilir. Orta seviyede su istekleri vardır diyebiliriz, kış aylarında ise daha az sulanmaya ihtiyaçları olur. Kış aylarında arekanıza direkt musluktan soğuk su vermek yerine suyun derecesinin oda sıcaklığına gelmesini beklemelisiniz. Sulama yapılırken toprağın her kısmının ıslatıldığına emin olunmalıdır. Bitkiyi sularken kullandığınız kap hep aynı ölçüde olmalı ve sulamaları hep aynı günde yapmalısınız. Yaprak kısımları zaman zaman su püskürtülerek temizlenebilir.

Sıcaklık

Ortam sıcaklığının 16 – 24 derece arasında olması arekalar için yeterli olacaktır. Bu durumda mükemmel bir yatak odası bitkisi olacaktır.

Işık

Doğrudan güneş ışığı istemeyen bu bitkiler az güneşli alanlarda daha iyi gelişirler. Güneş ışığını gören kısmında ışığa doğru bir eğilme gerçekleşir. Bu eğilmeleri engellemek için çiçeğin diğer kısımları ile belirli aralıklarla yön değiştirmeniz yararlı olacaktır.

Toprak isteği

İyi drenajlı toprakları daha çok severler. Toprak içeriğinde torf ve çam kabukları da kullanabilirsiniz.

Budama

Budamayı havanın güzelleştiği zamanlarda arekanın dallarına şekil vermek istediğinizde yapabilirsiniz. Ancak budadığınız dalın kesilen ucunun hava almamasını sağlamaya özen göstermelisiniz. Bunu için soğuk olan herhangi bir macunla çiçeğin dalının budanan bölümünü kapatabilirsiniz.

•Sansevieria (Yılan Bitkisi):

Sansevieria (Yılan Bitkisi)
Paşa Kılıcı

Çoğumuzun paşa kılıcı olarak bildiği, İngilizcede kaynana dili ya da yılan bitkisi olarak adlandırılan Sansevieria’lar, her daim yeşil, Batı Afrika, Arabistan ve Hindistan’da bulunan sukulent bitkilerdir. Kuşkonmazgiller yani “Asparagaceae” ailesine ait 70 farklı türü kapsamaktadır. Türler arasında yaprak şekli ve yapısı önünden büyük farklılıklar vardır. Yaprak yapısına göre sert yapraklılar ve yumuşak yapraklılar olarak iki gruba ayrılır. Yumuşak yapraklılar biraz daha tropik bölgelere aitken, sert yapraklı türler kurak bölgelere aittir. Gövdeleri olmayan bu bitkiler gece boyunca oksijen salgılarlar.

Peki sansevieria’nın bakımı nasıl olmalı?

Sulama

Fazla sulanma gereksinimleri olmaya sansevieriaların kurak yaz ayları dışında, kış aylarında sulamalarının en aza indirilmesi gerekmektedir. Suyu yapraklarında rezerve eden bir tür olduğu için susuzluğa da dayanıklıdır.

Sıcaklık

En düşük 10 derece sıcaklık isteyen sansevieria, iç mekanlar için yine oldukça uygun bir bitkidir.

Işık

Loş ortamlara da itirazı olmayan sansevierianın, güzel bir gelişim göstermesini isterseniz kuvvetli ışık alan bir yere yerleştirmelisiniz.

Toprak isteği

İyi drenajlı bir toprak bu bitkiler için idealdir. Dik durmaları için toprağa sıkıca ekilmeleri gerekir fakat bu sıkışmayı sevdikleri anlamına gelmez! Sansevierianın köklerinin hava alabilmesi için toprağını ya lifli kullanmalısınız ya da toprağına kum ya da ponza taşı karıştırmalısınız.

Çoğaltma

Toprak altı rizomlarından daima uzağa yavru göndermeye çalışan sansevierialar, geniş bir saksıda rizomlarından ayrılarak çoğaltılabilirler.

Kurdele Çiçeği (Chlorophytum):

Afrika, Avustralya ve Asya’nın tropikal bölgelerine özgü olan kurdele çiçeği uzun ve düz yapraklara sahiptir. Çok fazla sıcak ve soğuk hava sevmeyen, hem gölgeye hem de güneşe uyum sağlayabilmesi ile bakımı ve yetiştirmesi kolay olan kurdele çiçeği çok tercih edilen iç mekan bitkilerindendir. Böylelikle yatak odası bitkisi olması için harika bir seçenek oluşturuyor.

Peki kurdele çiçeğinin bakımı nasıl olmalı?

Sulama

Yaz aylarında suya olan ihtiyacını tamamen gidermek için günde iki kere sulanmalıdır. Aynı miktarda su vermeye ve sulamadan sonra bitkinin tabağında su kalmamasına dikkat etmelisiniz. Kış aylarında fazla sulanırsa yapraklarında kahverengileşmeler görülür. Bitkinize kış aylarında musluktan soğuk su vermek yerine oda sıcaklığına gelmiş ve dinlenmiş su vermelisiniz.

Sıcaklık

Kurdele çiçeğini yetiştirirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, kış aylarında oda sıcaklığının 12 derecenin altında düşmemesidir.

Işık

Çoğu bitki gibi doğrudan güneş ışığı istemeyen kurdele çiçeği, dolaylı ışıklardan yararlanabilir.

Toprak isteği

Tuzlu toprakları pek sevmeyen kurdele çiçeği için en uygun toprak solucan gübresi olacaktır. Kullanacağınız suni gübreler toprağın tuzluluğunu arttıracağı için bitkinizin gelişimi aksar ve yaprakları zarar görür. Toprakta ponza taşı kullanmak da kurdele çiçeği için uygun bir yöntem değildir. Çünkü kurdele çiçeği köklerinde çok sayıda su deposu yumruları oluşur ve zamanla kök ortamı sıkışır. Başlangıçta toprağına ⅕ oranında ufalanmış strafor (beyaz köpük) karıştırırsanız yumrular arttıkça strafor tanelerinin hacimleri küçülür ve köklerindeki sıkışmalar daha az olur.

Çoğaltma

Çoğaltma işlemi, bitkinin çiçeğinin köklerinden ayrılması yöntemiyle yapılır. Uzun saplı çiçeği kökten çıkararak yeni bir saksıya dikerek çoğaltmayı gerçekleştirmiş olursunuz.

•Orkide

Salepgiller veya Orkidegiller, Asparagales takımına ait bir familyadır. Salepgiller familyası çiçekli bitkilerin ikinci büyük familyasıdır. Dünyada yaklaşık 880 cins ve 22 bin tür bulunmaktadır. Çoğunlukla tropik bölgelere yayılmışlardır. Orkidegillerin Türkiye’de 24 farklı cinsi ve 60’dan fazla türü bulunmaktadır. Orkideler, beyaz, mavi ve eflatun tonlarında çiçeklere sahiptir. Yılda en az 2 kere çiçek açan orkideler, çiçeklerini 12 haftaya kadar muhafaza ederler.  İyi bakıldığında güzelliğini uzun zaman koruyan bu şık ve zarif görünen familya yatak odanızın havasını anında değiştirecektir.

Peki orkidenin bakımı nasıl olmalıdır?

Sulama

Kuraklığa karşı hemen tepki veren orkidelerin toprağını nemli tutmalı fakat sürekli sulamamalısınız. 4 – 7 günde bir sulamak orkideniz için yeterli olacaktır. Bu süreyi kış aylarında 7 günde 1, yaz aylarında ise 4 günde bir olacak şekilde ayarlayabilirsiniz. Orkideniz için kullanabileceğiniz üç farklı sulama yöntemi bulunmaktadır. Bu yöntemler; daldırma yöntemi, buz küpleri ile sulama ve doğrudan su dökme şeklindedir. Daldırma yönteminde saksınızı önceden dinlendirilmiş su dolu bir kap içerisine 10 – 15 dakika  oturtup, ardından saksıyı kaptan çıkararak kalan suyun süzülmesini sağlamalısınız. Bu yöntemi haftada 1 kere uygulayabilirsiniz. Buz küpleri ile sulama yöntemi ise sert topraklı bitkilerde uygulanan oldukça popüler bir diğer yöntemdir. Birkaç tane buz küpünü bitkinin yapraklarını ıslatmayacak şekilde köklerinin üstüne yerleştirerek, yavaş yavaş eriyen buzları toprağın emmesini sağlayabilirsiniz. Erime tamamlandıktan sonra fazla gelen suyu süzmeyi unutmayın. Bir diğer yöntem olan doğrudan su dökme yöntemi ise aralarında en klasik olan işlemdir. Bir gün dinlendirilmiş oda sıcaklığındaki suyu orkidenizin saksısına direkt olarak dökebilirsiniz. Saksı tabağına akan fazla suyu da döktükten sonra sulama işlemi tamam demektir. Fıs fıs ile sulama yöntemi orkideler için pek tercih etmemeniz gereken bir yöntemdir. Çünkü ıslattığınız yapraklar tam kurumazsa mantar problemi ile karşılaşabilirsiniz.

Sıcaklık

Orkideler aşırı sıcağı ve soğuğu sevmeyen bitkilerdir. Bu bitkilerin sağlıklı şekilde yaşayabilmeleri için sıcaklığın en düşük 18 derece, en yüksek ise 29 derece olması gerekmektedir. Diğer bitkilerde olduğu gibi zarar görmemeleri için orkidelerinizi de direkt olarak klima altına koymamanız gerekiyor.

Işık

Bu nazlı ve narin bitkiler hiçbir şeyin fazlasını sevmedikleri gibi ışık konusunda da aşırı güneşi ve çok loş ortamı sevmezler. Aydınlık bir mekan orkideler için yeterli olacaktır. Pencere önünde konumlandırmak isterseniz de kalın bir perde kullanmak sizin için ideal çözüm olacaktır.

Toprak isteği

Diğer bitkilerin aksine orkideler toprak konusunda da kendilerine özel olanı isterler. Yani her toprakta yetişmezler. Orkideler için hazırlanan, içerisinde çeşitli lif ve torflar bulunduran karışım toprakları kullanabilirsiniz.

Budama

Orkideler, çok yıllık bitkiler oldukları için budanmaya ihtiyaç duyarlar. Ancak hassas bitkiler oldukları için bu konuda da dikkatli davranmak gerekir. Çiçeklerini döktükten sonra sapları bir süre daha canlı kalır. Sap kısmı yeşil ise hala canlı demektir ve budama işlemini yaptığınızda bu sapı orkidenizi çoğaltmak için ayırabilirsiniz. Sap kısmı koyulaşmış ise, sapı steril bir makas yardımıyla aşağıdan yukarıya doğru saydığınızda 3. boğuma denk gelen yerin birkaç santimetre üzerinden çapraz şekilde kesip bitkinizden ayırabilirsiniz.

Çoğaltma

Orkideleri çoğaltmak için birkaç farklı yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerden en çok kullanılanları; çelikle çoğaltma, keiki ile çoğaltma ve ayırma yöntemidir.

Çelikle çoğaltma tekniğinde, orkideden alınan ve çelik adı verilen bir gövde, kök ya da yaprak parçası kullanılarak yeni bitki oluşturma yöntemidir. Bu tekniği kullanabilmeniz için orkidelerinizin gelişmiş olması ve farklı yerlerde süngüler vermiş olması gerekmektedir.

Çelik ile çoğaltma yönteminin adımları:

  • Çiçekleri dökülen yeşil yapraklı sapı en alttan yukarı doğru giderek 3. boğumunun birkaç santimetre üzerinden steril bir makas veya bıçak yardımıyla kesin. Daha önce yaptığınız budama işleminden ayırdığınız sağlıklı saplar varsa bu aşamada onları kullanabilirsiniz.
  • Kestiğiniz bölgeye çürümesini önlemek için, bahçe sülfürü tozu ya da tarçın sürebilirsiniz.
  • Sapta sağlığını kaybetmiş bir yaprak bulunuyorsa bu yaprağı temizlemelisiniz.
  • Bir sonraki adımda çiçek sapında yavru oluşmasını sağlamak için orkidenizi güneş almayan gölge bir yere almalısınız. Bu adımda dikkat edilmesi gereken nokta biraz bile güneş alırsa yavruların oluşumunun engellenecek olmasıdır.
  • Orkideniz çiçek açmak için filiz verdiğinde tekrar eski yerine koyabilirsiniz.
  • Son olarak sapta oluşan fide büyüdüğünde, sapını birkaç santimetre alttan ve üstten keserek yeni fideyi ayrı bir saksıya yerleştirebilirsiniz.

Keiki ile çoğaltma yönteminde, orkidenizin uç kısımlarında oluşan bebek orkideler kullanılır. Bu bebeklere keiki adı verilir, ana gövdeye bağlı olan ama aynı zamanda kök veren orkideleri ayırarak bitkinizi çoğaltabilirsiniz. Orkidenizde keiki oluşmasını sağlamak için bitkinizde kontrollü bir stres yaratmanız gerekir. Bulunduğu şartları kötüye giden orkide soyunun devamı için keiki çıkarır. Bunun için de orkidenizi belli bir süreliğine karanlık bir yere alabilir veya sulama rutinlerinizin aralığını uzatabilirsiniz. Keikinizi aldıktan sonra orkidenizi normal rutinine döndürebilirsiniz.

Keiki ile çoğaltma yönteminin adımları:

  • Yeterince olgunlaşan keikileri ( en az 2 yaprak ve kök bulunması, köklerin de minimum 3 santimetre olması olgunlaştıkları anlamına gelir) ayıracağınız günden bir gün önce orkidenizi sulamalısınız.
  • Keikileri steril bir makas ya da bıçak yardımıyla ayırıp yani bir saksıya dikebilirsiniz ve yeni orkidenizi bir çubuk ile sabitleyip yaşamı için ortam oluşturabilirsiniz.

Bir diğer teknik olan ayırma yönteminde ise, kökünden çok seyrek yavru veren orkidenin, yeterince köklenmiş yavrusu ayrılarak gerçekleştirilir. Bu yöntemi kullanabilmek için doğru zamanı beklemek gerekir. Çünkü orkideler ancak aktif büyüme döneminde çiçek açtıktan sonra kök süngüleri verirler.

Ayırma yönteminin adımları:

  • Öncelikle, köklerine zarar vermeden saksısından çıkardığınız orkidenizin topraklarından biraz arınmasını da sağlayarak dikkatlice yavruları ayırabilirsiniz.
  • Ayırdığınız yavruları yeni saksılara ekip, dik durmaları için de çubuk yerleştirebilirsiniz.

•Bambu

Bambu, buğdaygiller familyasına ait ve 1.200 adet bitki türünden oluşan bir alt familyanın tanımıdır. Bambu türleri Asya’da, Kuzey ve Güney Amerika’da ve Afrika’da bulunurlar. Bazı bambu türleri, 100 yılda bir ya da daha seyrek çiçek verirler.

Bambunun bazı kültürlerde, o kültüre özgü anlamları vardır. Çin’de bambu uzun bir ömrün sembolüyken, Hindistan’da dostluğun sembolü ve Filipinler’de ise şansın sembolüdür. Japonya’da da yeni yıl geldiğinde şans getirmesi için kapıların yanına asılır. Bizim ise iç mekanlarda kullanıldığını gördüğümüz bambulara şans bambusu adı verilir.

Peki bambunun bakımı nasıl olmalıdır?

Sulama

Şans bambuları suda ve toprakta olmak üzere iki farklı şekilde yetiştirilebilirler. Suda yetiştireceğiniz şans bambunuz için bitki köklerinin tabanını kaplayacak kadar su ekleyebilir ve çürümeyi önlemek için haftada 1 kere suyunu değiştirebilirsiniz. Bambularınızın dik durmaları için saksınızın içerisine koyacağınız çakılları da belirli aralıklarla yıkarsanız, bitkinizin ömrünü uzatmış olursunuz.

Toprakta yetiştirdiğiniz bambunuzda ise haftada bir sulama yapmak yeterli olacaktır. Bambunuzun toprağının ne çok nemli ne de çok kuru olmamasına özen göstermelisiniz.

Sıcaklık

18 derece ile 30 derece arası sıcaklıklar bambuların sağlıklı yaşaması için idealdir.

Işık

Şans bambuları ışığı çok severler. Ancak bu durum doğrudan yakıcı güneş ışığına maruz kalmayı sevdikleri anlamına gelmez. Bu yüzden bambunuzu pencere önüne koymak yerine odanızın aydınlık bir yerine yerleştirebilirsiniz.

Toprak isteği

Bambunuzu toprakta yetiştirmek için torf, kum ve bahçe toprağını eşit oranda karıştırdığınız bir karışım yapmalısınız. Toprağının hava alması için de yaptığınız karışımın içerisine bir miktar ağaç kabuğu ekleyebilirsiniz. Drenaj delikleri olan dar ve uzun bir saksı bambunuzu mutlu edecektir.

Budama

Bitkinizin sağlıklı büyümesi için sararmış, ölü yaprakları budama makası ile nazikçe kesmelisiniz. Budama yaptığınız bölgeyi sirkeli pamuk ile sterilize etmeniz bambunuz açısından faydalı olacaktır.

Çoğaltma

Bambular için en sağlıklı sonuç veren çoğaltma yöntemi çelik tekniğidir. Bu işlem her mevsim yapılabilir ve kısa sürede yeni bir bambu elde etmek mümkün olur. Bitkinin ana gövdesinden yukarı doğru uzayan sürgüyü steril bir bıçak veya makas yardımıyla keserek çelik alabilirsiniz. Kestiğiniz çeliğin alt yapraklarını temizleyerek sap kısmının köklenmesi için temiz, arıtılmış suyun içerisine yerleştirebilirsiniz. Arada suyunu değiştirerek iki ay kadar gölgede muhafaza etmeniz yeterli olacaktır.

•Aloe Vera

Diğer adıyla tıbbi sarısabır, Asphodelaceace familyasından tıbbi amaçlarla kullanılan sarısabır türüdür. Yaprak, yeşil kabul bölümü ve Aloe jeli olarak adlandırılan müsilaj bölümü olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Jel kısmında çok faydalı çeşitli amino asidler, mineraller ve vitaminler bulunmaktadır. Suyunun uçurulması ile elde edilen kısma Aloe adı verilir.

Peki aloe veranın bakımı nasıl olmalıdır?

Sulama

Aloe vera özenli şekilde sulama bekleyen bir bitkidir. Suyu sevmediği yanlış bilinen bilgiler arasındadır fakat fazla sulamadan da kesinlikle uzak durulması gerekir. Toprağını çamurlaştırmadan ve yaz aylarında daha sık kontrol ederek (çünkü etli yapraklarının fazlasıyla suya ihtiyacı vardır) bu olayın üstesinden gelebilirsiniz. Eğer fazla sulama yaparsanız bu durum köklerin çürümesine neden olur. Sulama rutininizi toprağı kontrol ederek tamamen kuruduğu zamanlarda gerçekleştirirseniz bu durum bitkiniz için en sağlıklısı olacaktır. Toprağın kuruluğunu kontrol etmek için işaret parmağınızı içine sokabilir, nemli değilse sulayabilirsiniz. Sulama yaparken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta ise suyun yapraklara temas etmeden (çürümelerini önlemek için) direkt toprağa dökülmesidir.

Sıcaklık

Ortam sıcaklığının en düşük 10 – 15 derece arasında olması aloe veranızın sağlıklı bir şekilde yaşam sürdürmesini sağlayacaktır.

Işık

Aloe vera için gün ışığı oldukça önemlidir. Odanıza yerleştirirken uzun gün ışığı alabileceği şekilde konumlandırabilirsiniz. Bitkinin yaprakları gün ışığının geldiği yöne doğru büyüyeceği için ara sıra saksısını döndürerek eşit şekilde yetişmesini sağlayabilirsiniz.

Toprak isteği

Aloe vera, organik maddeler bakımından zengin, humuslu ve geçirgen yapılı toprakları sever. Bitkinin köklerinin sağlığı açısından drenajın iyi sağlanması oldukça önemlidir. Eğer aloe veranızın toprağı yeterince geçirgen değilse bu durumu ponza taşı ilave ederek çözebilirsiniz.

Budama

Taze aloe vera jeli kullanmak istediğinizde yaprağı herhangi bir yerden direkt kesmek yerine yaprak tabanını, yaprağın toprağa temas ettiği yerden keskin bir bıçak kullanarak kesebilirsiniz. Aynı şekilde ölü yaprakları da keserek sağlıklı büyümesinin devamlılığını sağlayabilirsiniz.

Çoğaltma

Aloe vera bitkisi, saksıda yetişen birçok bitki gibi kökten ayırma yöntemiyle kolaylıkla çoğaltılabilir. Bitkinin kökünden yükselmeye başlayan ve boyları en az 10 – 15 santimetreye ulaşmış yavruları ilkbaharın sonlarına doğru ayırarak başka bir saksıya dikebilirsiniz.

Umarım, sabahları gözünüzü açtığınızda ya da yatak odanıza her girdiğinizde yeşilliğinden keyif alacağınız bitkilerin listesi sizin için faydalı olur. Geçirdiğimiz bu günlerin stresini biraz olsun üzerimizden atmamızı sağlayacak bitkiler ve doğayla hep iletişimde kalalım. Sağlıkla kalmanız dileğiyle 🙂

Cocodema’dan Tutku Özcan.

You may also like

Post a Comment

Your email address will not be published.